ÇİN'DEKİ BEYAZ TÜRK PİRAMİTLERİ | Sfenks Portal
arama

ÇİN’DEKİ BEYAZ TÜRK PİRAMİTLERİ

Dünya tarihinde piramit denince akla ilk olarak Mısır gelir. Çünkü Dünya’nın 8. Harikası olan piramitler Giza’da bulunan en büyük piramit Keops ve diğer piramitler göze çarpar.
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • admin
  • 1 Star (No Ratings Yet)
    Loading...

Ancak piramitler sadece Mısır’da değil özellikle Amerika’da, Japonya’da ve bazı ülkelerde de bulunuyor. Ancak öyle bir ülke var ki onun üzerinde bulunduğu piramitler Türk tarihi açısından diğerlerinden önemli bir yere sahip oluyor. O da Çin’de bulunan beyaz piramitler. Çin’de bulunan bu piramitleri diğerlerinden daha özel konuma getiren şey ise bu piramitlerin Türk’lerle bağlantısı olduğu. Peki bu piramitler ilk ne zaman bulundu ve yapılan araştırmalar neden bu piramitlerle Türkler arasında bağlantı kuruyor?

      Çin’deki Beyaz Piramitler

   Çin’deki piramitler Çin’in orta kesimindeki Şaanşi eyaletinin başkenti Şia şehrinin 100 kilometre yakınında bulunuyor.

         Nasıl Keşfedildiler?

    Bu yapıların keşfi 2. Dünya savaşı yıllarında Çin’in üzerinden geçen savaş uçakları tarafından göze çarpar. Çin üzerinden geçen uçaklar altlarında yer yer tepeler görür ve bu tepeleri Mısır piramitlerine benzer yapılara benzetirler. Bu yapıları o zamanın teknolojisiyle birkaç kez fotoğraflayıp sadece arşivlere kaldırılmıştır.

   Dosya Günümüzde Tekrar Açılıyor

       Çin’deki beyaz piramitlerle ilgili çarpıcı iddiaları ortaya atan araştırmacı yazar Oktan Keleş bize bu piramitleri nasıl bulduğunu ve piramitlerin içerisinde ne tür bilgiler saklandığını anlatıyor. Beyaz piramitleri görmek ve araştırmak için Çin’in Xian bölgesine giden Keleş bir rehberle buluşuyor. Bunu çok gizli yapması gerekiyor. Çünkü Çin bu piramitleri Dünya halkından saklıyor. Meşakkatli bir yolculuktan sonra Çin’in yasak bölgesi denilen haritada bile yeri olmayan bir köye varıyorlar. Keleş burada köylülerle sohbet edip piramitler hakkında bilgi edinmek istiyor. Sohbet ettikleri köyün yerlisi olan Çinli’den şu bilgileri öğreniyorlar: burası haritada bile yeri olmamasına rağmen turistler buraya akın ediyor. bunun nedeni ise piramitler. Özellikle ABD’li ve İsrailli turistlerin piramitlere olan ilgisi çok fazla diyor. kendisi o köyde doğup büyüyen Çin’li bundan 75 yıl önce piramitlerin burada yasaklanmadığını söylüyor. Yaşlı Çin’li ayrıca piramidin içine, piramidin yakınında bir mağaradan doğal bir geçit yoluyla 600 metre kadar gittikten sonra ulaştıklarını anlatıyor. Yaşlı Çin’li ilginç bir bilgi daha veriyor. Piramitlerin bulunduğu bölgede bir mezarlık olduğunu ve bu mezarlıkların Türkler’e ait olduğunu söylüyor. Piramitlerin içinde mumyaların olduğunu ayrıca piramidin içinde Türkler’in atalarına ait resim ve yazıların olduğunu söylüyor. Ayrıca piramidin içinde bir çok yazı ve erimiş tabletlerin birbirlerine yapıştıklarını belirtiyor. Yaşlı Çin’li çok ilginç bir bilgi daha veriyor. Dedesinin bu yapıların Türklerin atalarına ait Dünya’da kurulan ilk kütüphane olduğunu söylediğini iddia ediyor. bir süre sonra yaşlı Çin’liyi piramide götürmesi için ikna eden Keleş, hep birlikte yola çıkıyorlar. Bunun için çok gizli olmaları gerekiyor. Çünkü eğer yakalanırlarsa Çin hükümeti onları sınır dışı edebilir. Bir zaman yol aldıktan sonra nihayet piramidin olduğu bölgeye geliyorlar. Piramidi yakından gören Keleş şunları anlatıyor: piramit dev bir kayayı andırıyor. Rengi kıraç toprağın rengine benziyor. Çin’liler piramidin üzerine 20-30 yıl önce  helikopterlerle toprak doldurmuşlar  ve tohumlama yaparak bitki çıkmasını sağlamışlar. Fakat yıllar sonra kasırga ve fırtınaların etkisiyle bu piramidin üzerindeki bitki örtüsü ve toprak tamamen kalkmış. Keleş şunları da ekliyor: bu piramitlere neden beyaz denmiş anlamış değiliz. Çünkü renkleri hiç de beyaz değil.

Piramidin İçine Keşif

   Keleş ve Çin’li piramidin içine girmek için mağaralardan geçiyorlar. Geniş bir alana geldiklerinde yaşlı Çin’li piramidin içinde olduklarını söylüyor. Her yer zifiri karanlık olduğundan fenerlerini açıyorlar. Çin’li ihtiyar bir süre sonra bir yeri işaret ediyor ve fenerin oraya tutulmasını istiyor. Feneri tuttuklarında buranın bir mezar odası olduğunu anlıyorlar. Boyu 2 metreye yakın mumyalar olduğunu görüyorlar. Mumyanın yanı başında bir kayada çeşitli işaretler ve yazılar görünüyor. Ay yıldız, kurt başları… ayrıca duvarda 3 metreye yakın boyu olan muhtemelen granit taştan yapılma bir kafa heykeli görüyorlar. Daha bir çok tablet ve duvarlarda yazılar gören Keleş heyecanla her yerin fotoğrafını çekmeye başlıyor. Ancak yaşlı Çin’li acele etmeleri gerektiğini söylüyor. Bu yüzden geldikleri yerden piramidin dışına çıkıyorlar.

    İlginç olan şudur ki Türkler hakkında Orta Asya’dan geldikleri ve tarih sahnesine çok yakın tarihte çıktıkları  söylenir. Ancak bu keşifler gösteriyor ki Türkler’in tarihi çok eskilere dayanıyor. Türkler’in bile kendi tarihlerini bilmedikleri gün gibi ortada. Bizde geçmişimize sahip çıkmak istiyorsak tarihimizi biraz araştırmamız gerekiyor.